Dino ( Pandemi günlüğü-II)

 
  Küçükken bir çizgi film vardı. Taş Devriydi sanırım, orada dino adlı bir dinozor vardı. Pembe ve de biraz şapşalca bir şeydi. Bir bölümde çiçeklerin açtığını görüp "bahar geldi, bahar geldi!" diye etrafta koşturup sonra bir yerde uyuyakalıyordu. Uyandığında ise bahar çoktan geçmiş yaz gelmiş oluyordu. Bugünlerimizi biraz ona benzetiyorum.

  4 haftadır evdeyiz çoğumuz. Eve kapandığımızda henüz bahar tam anlamıyla gelmemişti. Biz içeri girdiğimizden beri, çiçekler açtı, güneş daha canlı oluverdi, günler uzayıverdi, kuşlar geri gelmeye başladı:

 "Ben içeri düştüğümden beri, güneşin etrafında on kere döndü dünya./ Ona sorarsanız: “Lâfı bile edilmez, mikroskobik bir zaman"./ Bana sorarsanız: “On senesi ömrümün.” 
Nazım Hikmet Ran

Pekala bu ufak alıntıdan sonra devam edeyim. Güneş bu mevsimde daha geç batmaya başladığı için ve artık daha dostça parladığı için akşamüstü yürüyüşlerini çok severim. Deniz kenarında yürümek ve yürürken yeniden doğan ağaçları izlemek gerçek bir nimettir bana göre. En son oturup bir bankta, kızıl-mor gökyüzünü seyredalmak...

Güneşin altında pişmeyi bile özlüyorum. Birini beklerken güneş altında, hem geç kaldığı için birine kızmayı, hem de yaktığı için güneşe kızmayı özlüyorum. Güneş yanıklarımı bile özlüyorum. Göğü camın arkasından değil de kubbesinin altından izlemeyi istiyorum.

Kendimi dino gibi hissediyorum. Bahar gelecek diye sevinirken martın başında, eve tıkıldım 14 martta. Üstelik tekrar dışarı çıktığımda sanırım yaz çoktan gelmiş belki de geçmiş olacak. Eskiden çok sıradan gelen ve dikkat çekmeyen ayrıntılar bile bana o kadar çekici geliyor ki. En basit örneği, sabah üşümek ve öğlen pişmek. Bu yüzden ne giysem asla uygun olmaması. Kalın mı giydim? Öğlen yanarım. Sabah güneşini dost sanıp ince mi giydim? Dışarı çıkar çıkmaz üşürüm. Sokağa çıktığımda şortlu insanlarla kazaklı insanları bir arada gördüğümde bana hep komik gelir. Çünkü baharda hiçbirimiz ne giyeceğimizden emin olamıyoruz. İyi tarafından bakalım, en azından bu baharda giyebileceklerimiz çok net: pijama!

Üzülüyorum falan hepsi bir yana, hayatımın hiçbir döneminde muhtemelen bir daha bu kadar dinlenmeyeceğim. Evet tatillerde bile. Dünya açısından bakacak olursam da, insanlardan biraz kurtulan doğa derin bir nefes aldı sonunda. Birçok hayvan daha rahat ( devam edebilirim ama bunun için başka bir yazı yazmak sanırım daha iyi.)

Zor zamanlardan geçiyoruz ama uzun vadede daha iyi bir dünya sağlayabilir bu. Dışarıda yürümeyi bile bize daha çok sevdirebilir. Dino olmak sorun değil, bazen herkes biraz uyur.

Rana T.
41120



Yorumlar

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Ellerine sağlık yavrucum ne güzel anlatmışsın .tebrik ediyorum

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
  5. Bravo bazı şeyleri ne kadar güzel ifade etmişsin senin kaleminden okumak da ayrı bir lezzet verdi doğrusu

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder