"Niçin rotasız?"
Bilim Sanat'taki sıradan bir ders günümde edebiyat dersime girmiştim. Keyifsiz ve halsizceydim. Masanın üzerindekileri fark ettim. Yassı taşlar, kalemler ve üzerinde göktürk alfabesi olan kağıtlar. Hocama "bunlar ne?" diye sordum. Yanıtı basitti, "Bu taşları istediğimiz gibi boyayıp sonra kalemlerle üzerine istediğimiz bir şeyi göktürk alfabesi ile yazıyoruz." Aslında konumuz Orhun Yazıtları idi ama hocam her zamanki gibi çok daha farklı ve kalıcı bir yöntemle bahsedecekti. Benden de bir taşa yazmamı istedi. İsteksizce de olsa da kabul ettim ama ne yazacağımı bilmiyordum. Fikir vermesini istedim. Benimle ilgili bir şey çağrıştırmalı, yani benden bir iz olmalıymış. "Kararsızım." dedim. "Ne anlatmalıyım bilmiyorum." "Rotasız." diye yanıtladı. Anlayamadım. Kendimle ilgisini kuramadım. Hocam da cevap olarak her zaman süregelen kararsız ve "neyapacağınıbilmedenoflayıppuflayıcı" kişiliğime gönderme yaptığını söyledi. O zaman yadırgamıştım ama yine de çaresiz, taşıma bunu yazdım. Taşım hala sınıfın camı önünde beni beklemekte.
İşte o yadırgadığım rotasızlık bugün blogumun adı. Ve ben, karantina günlerimde rotasız notlarımı burada yazıyorum
Çok ince düşünülmüş yargılanan konu ,günümüzdeki hayatlara ışık tutuyor😊
YanıtlaSil